ANTALYA ‘DA AŞÇI DERNEKLERİNİN DURUMU

Written by

(Yayın Tarihi: 16,09,2009)

Aşçılarımızın  toplumda  yer edinmesi  ve söz sahibi olabilmesi için  tabiki dernekleşmesi  bunu profesyonelce yapması gerekir.
O zaman  turizmde  aşçılar olarak olması gereken yerde  oluruz.Aksi takdirde  başkalarının göstermiş olduğu yerde buluruz kendimizi.
Ulu önderimiz Atatürk’ün  güzel bir sözü var:”
Herkes sanatçı olabilir ama zanaatker olamaz” Yani adamın sesi güzelse sanatçı olabilir
ama aşçılıkta zanaatkerlik seviyesine ulaşabilmek için  yıllar gereklidir.
Yani bizim meslekte sürekli çalışmak kendini yenilemek  gerekir.
Aşçılarımızın hepsi birer zanaatkerdir.
Tamam aşçı oluyoruz ama toplumda aşçının yerini nasıl temsil edeceğiz?
Bunu bireysel olarak yemek yarışması gibi programlara katılarak değil de ancak dernekler olarak yapabiliriz .
Benim şahsi düşünceme göre; bunun en güzel yolu;tek dernek altında bütünleşmemizdir.
Bu birleşmeler,sonucunda Türkiye Aşçılar Federasyonu’nun  resmi olarak  kurulmasına  kadar gider.
Bu  Federasyon’un kurulması aşçılarımız açısından oldukça önemlidir.
Bunun en önemli nedenlerinden birisi de ;aşçıların ustalık belgelerinin kendi federasyonumuz tarafından verilecek olmasıdır.
Peki bu neden önemli?Şu anki şartlar altında bir ustalık belgesi için usta olmayan bir memurun  gözünün içine bakılıyor.
Bu da hoş bir durum değil.Bugün yurtdışına gitmeye kalksak
hangi birimizin elinde uluslararası geçerli ustalık ya da mutfak şefliği belgemiz var?
Tabii bu iş için uğraşan değerli dernek başkanlarımız var.
başkanlarımıza hepimizin destek olması gerekiyor.
Bu konuda  lütfen başımızı kuma gömmeyelim .
Bugün Antalya’da gereğinden fazla aşçılar derneği var.
Bu da aşçılarımızı güçlendirmiyor aksine dernek sayısı
çoğaldıkça gücümüzü zayıflatıyor .
Bana göre,bu sadece belli aşçıların isminin  ön plana çıkmasını sağlıyor.
Bir de dergi çıkardı mı değmeyin keyfine…Peki hepsi mi öyle?
Tabi ki hayır ama şöyle bir görüntü de var ki; derneklerin yaptığı hizmette
kişiler ön plana çıktıkça derneğin ismi geri planda kalıyor
ve aşçılarımızı    derneklerden uzaklaştırıyor.
Dernek yöneticilerinin,bu konuda bir öz eleştiri yapması gerekir .
Aşcılarımızın  dernek yöneticilerini eleştirmesi gayet doğaldır.
Çünkü  seçilen yöneticilere iyi iş yaptıklarında  teşekkür ediliyorsa,
yanlış yaptıklarında da onlar eleştirilebilmelidir.
Yönetime kızıp derneklerden uzaklaşmak veya başka dernek kurmak çözüm değildir.
Biz zaten her yönetime kızan dernek kurduğu için bu hale geldik.
Küçük bi dernek olsun ama benim olsun diyerek…İşin bir de şu boyutu var
ki: Sponsor  firmaların da dernek sayısı arttıkça onlara katkısı da o kadar az oluyor.
Bu da  hazırda hizmet eden derneklerimizi de çok zor durumda bırakıyor.
Ona keza dernek olup da iyi yönetilenlerde var.
Bunları basında görüyoruz.Mesela gecen sene Uluslararası Altın Kep yarışması oldu.Gayet güzel bir yarışmaydı.
Orada en çok hoşuma giden nokta;genç aşçı kardeşlerimizden 1000’in üzerinde katılım olmasıydı.
Türkiye genelinde ses getirdi.
İşte bu ekip çalışmasını bir sonucudur.İyi bir dernek yönetimi olduğunu gösterir.
Eminim bu yarışma gelen yapıcı eleştirilerin de etkisiyle önümüzdeki sene daha iyi ve etkili olacaktır.
Antalya’daki bazı derneklerimizden de İstanbul’da yarışmalara gidip ödüller alanlar olmuştur.
Bunlar oldukça gurur verici durumlar tabii…
Sonuç olarak;
Aşçılarımızın derneklere daha çok katkıda bulunması gerekir.Bunu tabii ki parasal anlamda kastetmiyorum.
Her zaman yeni fikirler üreterek katılımcı olmak gerekir .
Antalya’da 1000’in üzerinde otel var.Bu da  20,000  aşçı demektir.
Derneklerdeki üye sayısına baktığımız zaman ya üye sayısı az ya da üye olanların hepsi aktif olarak aktivitelere katılmıyor.
Sadece fuarlardan fuarlara…
Aşçı arkadaşlarımın da dernekler konusundaki görüşlerini bekliyorum.
Sizlerden gelen eleştiriler ve yeni fikirler de daha sonraki yazılarımda yer edecektir.
5 tane mesleki internet sitesinde yazı yazıyorum.Yani paylaşacağınız düşünceleriniz  geniş bir alandaki insanlara hitap edecektir.
Sizce:
1:  Derneklerin faydası nedir ?
2: Dernekler nasıl olmalı ?
3:  Derneklerden beklentileriniz
Yazımı sevdiğim bir sözüle bitirmek istiyorum.
FAZLA  HIRS  ZEKANIN  TÖRPÜSÜDÜR
 
Saygılarımla
Ramazan KIR
Executive Chef

Article Categories:
Köşe Yazılarım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares
Translate »